Archive for 16 Şub 2010

Plastik kart-plastik para değil

Merhabalar,

Cuzdanlarımızda artık renk renk plastik kartlar var. Para yerine bu plastik parçasını kasiyere uzatıyoruz, bir sifre, ya da imza işler tamam. Cebimizde para olmasa bile istediğimizi alabiliriz gibi geliyor bize. Bu kartalara kredi kartı diyoruz. Bu kartların yeni yaygınlaştığı zamanlarda bankalardan bizi arayıp randevu alıp kartlarının tanıtımını yapmak isterlerdi. Ama kredi kartlarının bilinçsiz kullanımının pek çok sorunu da beraberinde taşıdığına tanık oldum. Bu kartla her şeyi almak kolay görünüyor ama sonunda harcamalarınızın karşılığını yine sizin mevcut paranızla ödemeniz gerek. Kart borcunuzu peşin ödiyemezseniz başlıyor faizler ve borcunuz çığ gibi artıyor. Bu yüzden kişisel iflasları gördüm. Öyle bir batak ki, bir kredi kartının borcunu ödemek için başka kredi kartı alanlar bile var. Sonuçta yüz tane de kredi kartınız olsa bile ne kadar paranız varsa o kadar harcıyabiliyorsunuz aslında. Son yıllarda bir de kredi kartını taksitlendirme işi çıktı. O da ayrı bir sorun. Kendinizi tüketim çılgınlığına kaptırıp giderseniz hesap ödeme günü çok yüklü bir yekun tutabilir bu aylık ödemeler. Sonra maaşınızı aldığınızda hepsinin uçup gittiğini görüp şaşırabilirsiniz. Ben belli bir yekunun altındaki ödemelerimde taksitsiz ödemeyi seçiyorum. Aman dikkat. Ne kadar acı hikayeler vardır kimbilir kredi kartlarına ilişkin.

Bu kartların kullanımıyla ilgili bildiğim ama pek de üzerinde düşünmediğim başka bir boyut daha var. Kıbrısta yapılan Organik Tarım Sempozyumu’na Hırvatistan’dan katılan bir arkadaşla kredi kartları konusunda konuşuyorduk. Biz kredi kartlarıyla alışveriş yaptığımızda mağaza sahibi kart sahibi firmaya (Visa, America Express…) %8-%10 para ödemek zorunda. Aslında mağaza sahibi tabiki bunu da tüm müşterilerine yüklemek durumunda. Hatta peşin ödemelerde mağaza sahipleri müşterilerine indirim bile yapabilir. Ben bu konuşmamızdan sonra kredi kartı kullanımını minimuma indirmeye karar verdim. Peki yanımızda hep para mı taşıyacağız. Bazı ödemeleri kredi kartı yerine banka kartlarıyla direkt ödeme mümkün olmalı. Öneririm.

inci

Ambalajsız Dükkan!!

Ambalajsız” dükkan

Ambalaj malzemelerinin yarattığı kirliliği önlemek için Londra’daki bu dükkan bir çözüm buldu.

Ambalaj malzemelerinin yarattığı kirliliği önlemek için Londra’daki bu dükkan bir çözüm buldu.

Bu dükkandan alış veriş yapmak isteyenler kendi kutularını da yanlarında getiriyorlar.

Tıpkı eski günlerdeki gibi.

Dükkandaki ürün yelpazesi çok geniş. Fındık-fıstık, un, şeker, meyve-sebze, baharatlar, yağlar, sirkeler, peynirler, ekmekler… Dükkanın ismi ise anlamlı “Ambalajsız”…

2006 yılında küçücük bir dükkan iken öyle çok ilgi görmüş ki giderek büyümüş.

“Ambalajsız” dükkanın sahipleri neden böyle bir yöntem seçtiklerini şöyle anlatıyor: “Üç sebebimiz var. Birincisi bu yöntem çok daha ucuz. İkincisi ambalajların yarattığı kirliliği önlüyor. Üçüncüsü ise ambalajların üretimi için harcanan enerjiden tasarruf ediliyor.”

“Ambalajsız” dükkanda müşterilerden kendi sepetlerini, kutularını, kavanozlarını getirmeleri isteniyor. Diyelim ki getirmeyi unutanlar çıktı, dükkan size ödünç veriyor.